Işık kirliliği: Yıldızları neden artık göremiyoruz?
İnsanlığın üçte birinden fazlası artık Samanyolu'nu göremiyor. Türkiye'den uzaya yayılan ışık yedi yılda yüzde 80 arttı. Gökyüzündeki yıldızları silen ışık kirliliğinin nedenlerini, doğaya ve sağlığa etkilerini ve çözüm yollarını derledik.
Okuma ayarları
Tercihiniz yalnızca bu tarayıcıda saklanır.

Basitçe anlat
Şehirlerdeki sokak lambaları, reklam panoları ve binaların ışıkları yalnızca yere değil gökyüzüne de dağılır. Bu ışık havadaki parçacıklara çarpıp saçılır ve gökyüzünü aydınlatır. Böylece sönük yıldızlar görünmez olur. Bu yüzden bugün insanların üçte birinden fazlası Samanyolu'nu hiç göremiyor. Işık kirliliği yalnızca yıldızları değil, gece göç eden kuşları, böcekleri ve uykumuzu da etkiliyor. Çözüm basit: ışığı yalnızca gereken yere, gereken kadar ve gereken sürece yakmak.
Birkaç kuşak öncesine kadar Anadolu'nun pek çok köyünde, yaz gecelerinde gökyüzünü boydan boya kesen Samanyolu sıradan bir manzaraydı. Bugün büyük şehirlerde yaşayan biri, açık bir gecede gökyüzünde ancak birkaç düzine yıldız sayabiliyor. Aradaki farkın nedeni gökyüzünde değil, yeryüzünde: gece kullandığımız yapay ışık.
Işık kirliliği, gerekenden fazla, yanlış yöne ya da gereksiz zamanda kullanılan aydınlatmanın gökyüzüne yayılmasıdır. Yukarıya ya da yanlara kaçan ışık, atmosferdeki gaz molekülleri ve toz parçacıklarına çarparak saçılır ve gökyüzünü bir perde gibi aydınlatır. Sonuç, sönük yıldızların ve galaksimizin ışığının bu parıltının içinde kaybolmasıdır.
Dünya ölçeğinde tablo
2016'da Science Advances dergisinde yayımlanan "Yapay gece gökyüzü parlaklığının yeni dünya atlası", konuyu ilk kez küresel ölçekte sayılara döktü. Uydu verileri ve 35 binden fazla yer ölçümüyle hazırlanan atlasa göre dünya nüfusunun yüzde 80'inden fazlası, ABD ve Avrupa nüfusunun ise yüzde 99'undan fazlası ışık kirliliğine uğramış bir gökyüzü altında yaşıyor. Samanyolu, insanlığın üçte birinden fazlası için görünmez durumda; bu oran Avrupalılarda yüzde 60'a, Kuzey Amerikalılarda yüzde 80'e yaklaşıyor.
Durumun hızla kötüleştiğini gösteren veri ise 2023'te Science dergisinde yayımlandı. Araştırmacılar, Globe at Night projesine 2011-2022 arasında katılan gönüllülerin gönderdiği 51 binden fazla gözlemi inceledi. Gönüllüler, belirli bir takımyıldızda kaç yıldız görebildiklerini işaretliyordu. Görülebilen yıldız sayısındaki düşüş, gökyüzü parlaklığının her yıl yüzde 7 ile 10 arasında arttığı anlamına geliyordu. Bu hızla gece gökyüzünün parlaklığı yaklaşık 7-10 yılda iki katına çıkıyor.
Türkiye'de ışık kirliliği
Türkiye de bu eğilimin dışında değil. 2023'te Turkish Journal of Astronomy and Astrophysics dergisinde yayımlanan, TÜBİTAK destekli bir çalışma 2012-2020 dönemindeki uydu verilerini il il ve gözlemevi konumlarına göre inceledi. Çalışmaya göre Türkiye'den uzaya salınan toplam ışık enerjisi 2019'da 2012'ye kıyasla yüzde 80 arttı. Artış hemen bütün illerde ve neredeyse bütün gözlemevi konumlarında sürekli; ışık kirliliğinin görece sabit kaldığı alanlar ise ağırlıkla Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki kırsal bölgeler.
Bu, profesyonel astronomi açısından da önemli. Antalya Saklıkent'teki TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi ve Erzurum'daki Doğu Anadolu Gözlemevi gibi tesisler, şehir ışıklarından uzak ve yüksek konumları nedeniyle seçildi. Çevrelerindeki aydınlatma arttıkça bu yatırımların bilimsel değeri de tehdit altına giriyor. Türkiye'de ışık kirliliğini doğrudan düzenleyen ayrı bir yasal düzenleme ise bulunmuyor.
Yalnızca gökbilimcilerin sorunu değil
Gece ışığı, milyonlarca yıldır gündüz-gece döngüsüne göre evrilmiş canlıların davranışını bozuyor. Gece göç eden kuşlar aydınlatılmış binalara yöneliyor, böcekler sokak lambalarının çevresinde tükenene kadar dönüyor, deniz kaplumbağası yavruları denize değil kıyıdaki ışıklara doğru ilerliyor. İnsanlarda da gece maruz kalınan ışık, uykuyu düzenleyen melatonin hormonunun salgılanmasını baskılayabiliyor. Üstelik gökyüzüne kaçan her ışık, boşa harcanmış enerji ve para demek.
Çözüm: Daha az değil, daha akıllı ışık
Işık kirliliğinin iyi yanı, en kolay geri döndürülebilen çevre sorunlarından biri olması: ışığı kapattığınız anda etkisi ortadan kalkar. Uluslararası Karanlık Gökyüzü Derneği (DarkSky International) ile Aydınlatma Mühendisleri Derneği'nin birlikte yayımladığı beş ilke, iyi aydınlatmanın çerçevesini çiziyor:
- Yararlı: Işığı yalnızca bir amaca hizmet ediyorsa kullanın.
- Hedefli: Siperlik ve doğru açıyla ışığı aşağıya, yalnızca gereken yere yöneltin.
- Düşük düzeyli: Gerekenden parlak aydınlatma kullanmayın.
- Denetimli: Zamanlayıcı ve hareket sensörüyle ışığı gerektiğinde açın, mümkünse kısın.
- Sıcak renkli: Mavi-mor ışığı en aza indiren sıcak tonlu lambaları tercih edin.
Kendi gökyüzünüzü ölçün
Bulunduğunuz yerin gökyüzünün ne kadar karanlık olduğunu öğrenmek için uzman olmanız gerekmiyor. 2023 çalışmasının verisini sağlayan Globe at Night projesi, herkesin katılabildiği bir yurttaş bilimi çalışması: belirli bir takımyıldızın çevresinde görebildiğiniz en sönük yıldızları, sitedeki örnek haritalardan hangisine benzediğini seçerek bildiriyorsunuz. Ay'sız ve bulutsuz gecelerde, gözünüzü en az 15–20 dakika karanlığa alıştırdıktan sonra yapılan bu gözlemler, uyduların kaçırdığı değişimi yakalamada bilim insanlarının elindeki en önemli kaynaklardan biri hâline geldi. Aynı yerden yıllar içinde yapılan düzenli gözlemler, mahallenizin gökyüzünün nasıl değiştiğini de belgeler.
Bu ilkeler belediyelerin sokak aydınlatmasından evlerin bahçe lambalarına kadar her ölçekte uygulanabilir. Şehir gökyüzünün eski karanlığına dönmesi beklenmese de doğru aydınlatma, hem enerji tasarrufu sağlar hem de yıldızların bir kısmını geri getirir.
Kaynakça
- (2016). The new world atlas of artificial night sky brightness. Science Advances. doi:10.1126/sciadv.1600377
- (2023). Citizen scientists report global rapid reductions in the visibility of stars from 2011 to 2022. Science. doi:10.1126/science.abq7781
- (2023). Türkiye'de Işık Kirliliği. Turkish Journal of Astronomy and Astrophysics. doi:10.55064/tjaa.1200153
Sık Sorulan Sorular
Işık kirliliği nedir?
Gece kullanılan yapay ışığın gereğinden fazla, yanlış yöne ya da yanlış zamanda kullanılmasıyla gökyüzünün aydınlanmasıdır. En görünür biçimi, şehirlerin üzerindeki turuncu ya da beyazımsı parıltıdır; bu parıltı sönük yıldızları ve Samanyolu'nu görünmez kılar.
LED lambalar ışık kirliliğini azalttı mı?
Tam tersi olabilir. LED'ler enerji tasarrufu sağlar, ancak ucuzlayan ışık daha fazla aydınlatmaya yol açar. Ayrıca beyaz LED'lerin içerdiği mavi ışık atmosferde daha çok saçılır ve bazı uydu algılayıcılarının duyarlı olmadığı dalga boylarında yoğunlaşır; bu da artışın uydudan olduğundan küçük görünmesine neden olur.
Bireysel olarak ne yapabilirim?
Bahçe ve balkon ışıklarını yalnızca gerektiğinde açın, ışığı aşağı yönlendiren kapalı armatürler ve sıcak renkli ampuller seçin, zamanlayıcı ya da hareket sensörü kullanın. Bu adımlar hem enerji faturasını düşürür hem de gökyüzünü korur.
Bu yazı için ne düşünüyorsunuz?




Yorumlar (0)