Akdeniz foku: Yok olmanın eşiğinden dönen deniz memelisi
Bir zamanlar Karadeniz'den Atlas Okyanusu'na kadar yaygın olan Akdeniz foku, dünyanın en nadir fok türlerinden biri. Uluslararası Doğayı Koruma Birliği 2023'te türün tehlike düzeyini bir basamak düşürdü. Türkiye kıyılarında yaşayan fokların durumunu ve türü hâlâ bekleyen tehditleri derledik.
Okuma ayarları
Tercihiniz yalnızca bu tarayıcıda saklanır.

Basitçe anlat
Akdeniz foku, denizlerimizde yaşayan ve çok az sayıda kalmış bir deniz memelisi. Bir zamanlar binlercesi vardı, ama avlanma, ağlara takılma ve kıyıların yapılaşması yüzünden neredeyse yok oldu. Koruma çalışmaları sayesinde son yıllarda sayıları biraz arttı ve dünyada 900 civarına ulaştı. Türkiye kıyılarında da 120 kadar fok yaşadığı tahmin ediliyor. Foklar, insanların giremediği deniz mağaralarında yavrularını büyütür. Bu yüzden onları görürsek uzaktan izlememiz ve rahatsız etmememiz çok önemli.
Ege kıyısındaki Foça ilçesinin adının, antik çağdan beri bu kıyılarda yaşayan fokları andırdığı düşünülür. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı da Foça Özel Çevre Koruma Bölgesi'ni, antik çağlardan beri Akdeniz foklarının "beşiği" olarak tanımlıyor. Bugün ise bir Akdeniz fokunu doğada görmek, şanslı birkaç dalgıç ve balıkçının yaşayabileceği ender bir deneyim.
Akdeniz foku (Monachus monachus), dünyanın en nadir fok türlerinden biri. 2015'te Mammal Review dergisinde yayımlanan kapsamlı bir derlemede, bir zamanlar Karadeniz'de, Akdeniz'de ve kuzeybatı Afrika'nın Atlas Okyanusu kıyılarında bol bulunan türün hem sayıca hem de yayılış alanı bakımından dramatik bir çöküş yaşadığı anlatılıyor. Derlemeye göre o tarihte yalnızca 700'den az birey, birbirinden kopuk üç ya da dört alt popülasyonda yaşıyordu.
2023'teki iyi haber
Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN), Haziran 2023'te yayımladığı değerlendirmede Akdeniz fokunun küresel tehlike kategorisini "tehlike altında"dan "hassas"a indirdi. Değerlendirmeye göre türün toplam sayısı 815 ile 997 arasında; bunların 443 ile 599 arasındaki kısmı ergin bireyler. IUCN, son on beş yılda hem sayının hem de yayılış alanının istikrarlı biçimde arttığını ve bunun, son kırk yılda kilit bölgelerde uygulanan koruma önlemlerinin en azından kısmen başarısı olduğunu belirtiyor.
Bu toparlanmanın büyük bölümü iki bölgeden geliyor: Yunanistan'daki Doğu Akdeniz alt popülasyonu ve Moritanya'daki Cabo Blanco kolonisi. Madeira Takımadaları'ndaki küçük grup da korunuyor. Yine de tür, dünyanın en az bilinen ve en hassas memelilerinden biri olmayı sürdürüyor; tek bir hastalık salgını ya da beklenmedik bir olay, küçük alt popülasyonlar için ciddi sonuçlar doğurabilir.
Türkiye'deki foklar
Doğa Derneği'nin aktardığı tahminlere göre Türkiye'de yaklaşık 20 yıl önce 100 civarında olduğu düşünülen fok sayısı bugün 120 ergin bireye yükseldi. Yani Türkiye'deki popülasyon toparlanmadan çok, korunarak dengede kalmış görünüyor. Bakanlığın tür izleme projesine göre foklar Türkiye'de çoğunlukla Ege ve Akdeniz kıyılarında, az sayıda da Güney Marmara'da görülüyor; Karadeniz'de ise türün yok olduğu düşünülüyor.
Akdeniz fokunun en önemli özelliklerinden biri, karayla denizi bir arada kullanmak zorunda olması. Beslenmek için denize, dinlenmek, doğum yapmak ve yavru büyütmek için ise karaya ihtiyaç duyar. Mammal Review derlemesine göre foklar bugün dinlenme ve doğum için büyük ölçüde insanların ulaşamadığı deniz mağaralarını kullanıyor. Bu davranışın bir bölümünün, kıyılardaki insan baskısına verilmiş bir uyum olduğu düşünülüyor. Doğum için mağaranın içinde deniz seviyesinin üzerinde kuru bir zemin bulunması gerekiyor; bu da uygun mağaraları çok değerli kılıyor.
Akdeniz foku denizlerimizin en büyük memelilerinden biri: erişkinler iki buçuk metreye yaklaşan boy ve 300 kilograma varabilen ağırlığa ulaşabiliyor. Yavrular siyaha yakın, yünümsü bir tüyle doğar ve ilk haftalarını mağaranın kuru zemininde annelerinin bakımında geçirir. Bu dönemde mağaraya giren bir tekne ya da dalgıç, annenin yavrusunu bırakıp kaçmasına yol açabilir. Foklar balık, ahtapot ve kalamar gibi kıyıya yakın yaşayan canlılarla beslenir; bu yüzden balıkçılarla aynı kaynakları paylaşırlar.
Hâlâ süren tehditler
- Yaşam alanı kaybı: Kıyıların yapılaşması, tekne trafiği ve mağaraların rahatsız edilmesi, fokların dinlenme ve doğum alanlarını daraltıyor.
- Kasıtlı öldürme: Derlemeye göre fokların bir kısmı, ağlara ve avlarına zarar verdiğini düşünen balıkçılar tarafından öldürülüyor.
- Ağlara takılma: Balık ağlarına dolanan foklar boğularak ölebiliyor.
- Besin kıtlığı ve beklenmedik olaylar: Aşırı avcılık yüzünden azalan balık stokları ve ani hastalık salgınları da kayıplara yol açabiliyor.
Bilim insanları ve koruma kuruluşlarının ortak önceliği; yaşam alanlarının korunması, balıkçılıkla yaşanan çatışmanın azaltılması, düzenli izleme, halkın bilinçlendirilmesi ve yaralı ya da yetim kalmış fokların kurtarılıp rehabilite edilmesi. Türkiye'de de deniz mağaralarının bulunduğu kıyı şeritlerinde özel koruma alanları ilan edilmesi ve balıkçılarla yürütülen çalışmalar bu çabanın parçası.
Bir fok görürseniz
- Mesafenizi koruyun, fokun yoluna çıkmayın ve sizi fark ettiğinde uzaklaşın.
- Kesinlikle beslemeyin ve dokunmaya çalışmayın.
- Mağara girişlerine yaklaşmayın; özellikle sonbahar ve kış aylarında içeride yavru olabilir.
- Gözleminizi tarih, saat, konum ve mümkünse fotoğrafla birlikte fok araştırma gruplarına ya da yetkili kurumlara bildirin.
Akdeniz fokunun öyküsü, uzun soluklu koruma çalışmalarının sonuç verebileceğini gösteriyor. Ama türün geleceği, kıyılarımızı onlarla paylaşmayı ne kadar iyi öğreneceğimize bağlı.
Kaynakça
- (2023). Monachus monachus. The IUCN Red List of Threatened Species 2023. IUCN Red List of Threatened Species. doi:10.2305/IUCN.UK.2023-1.RLTS.T13653A238637039.en
- (2015). The Mediterranean monk seal Monachus monachus: status, biology, threats, and conservation priorities. Mammal Review. doi:10.1111/mam.12053
Sık Sorulan Sorular
Akdeniz foku tehlikede mi?
Evet. Durumu iyileşmiş olsa da tür hâlâ IUCN Kırmızı Listesi'nde "hassas" kategorisinde. Dünya genelinde bin bireyin altında olduğu tahmin ediliyor ve birkaç dağınık alt popülasyon hâlinde yaşıyor.
Türkiye'de Akdeniz foku nerelerde yaşıyor?
Çoğunlukla Ege ve Akdeniz kıyılarında, az sayıda da Güney Marmara'da görülüyor. Foklar dinlenmek, doğum yapmak ve yavrularını büyütmek için insanların ulaşamadığı deniz mağaralarını kullanıyor. Karadeniz'de ise türün yok olduğu düşünülüyor.
Bir fokla karşılaşırsam ne yapmalıyım?
Uzak durun, yaklaşmayın, beslemeyin ve dokunmayın. Özellikle mağara ve kıyıda dinlenen foklar rahatsız edildiğinde yavrularını terk edebilir. Gözleminizi fotoğraf ve konum bilgisiyle fok araştırma gruplarına ya da yetkili kurumlara bildirmeniz, izleme çalışmalarına katkı sağlar.
Bu yazı için ne düşünüyorsunuz?




Yorumlar (0)