Ara

Hoş geldinizYazıları kaydedin, yazar ve konu takip edin.

Arılar neden azalıyor? Tozlaşma krizinin bilimi

Dünyadaki gıda bitkilerinin dörtte üçünden fazlası bir ölçüde hayvanların tozlaştırmasına bağlı. Arılar ve diğer tozlayıcılar ise yaşam alanı kaybı, tarım ilaçları, hastalıklar ve iklim değişikliği yüzünden baskı altında. Bilim insanlarının bu konuda ne bildiğini ve ne yapılabileceğini derledik.

Okuma ayarları
Yazı boyutu
Satır aralığı
Yazı tipi

Tercihiniz yalnızca bu tarayıcıda saklanır.

Yeşil yapraklar arasında mor renkli küçük çiçeklerden birine başını sokmuş bir bal arısı
Nektar toplarken çiçekten çiçeğe polen taşıyan bir bal arısı (Washington, 21 Mayıs 2013). USDA / Lance Cheung (kamu malı)
Basitçe anlat

Arılar ve diğer bazı böcekler çiçekten çiçeğe polen taşıyarak bitkilerin meyve ve tohum vermesini sağlar. Yediğimiz meyve ve sebzelerin çoğu bu yardıma ihtiyaç duyar. Ama arılar, yaşadıkları alanların yok olması, tarım ilaçları, hastalıklar ve iklimin değişmesi yüzünden zorlanıyor. Özellikle doğada kendi başına yaşayan yabani arı türleri azalıyor. Çiçek ekmek, ilaç kullanmamak ve arılara yaşam alanı bırakmak, onlara yardım etmenin en kolay yolları.

Bir elma ağacının meyve verebilmesi için çiçeklerindeki polenin başka bir çiçeğe ulaşması gerekir. Bu işi büyük ölçüde arılar yapar. Kahvaltı sofrasındaki domatesten, bademden, kirazdan çileğe kadar pek çok ürün, bir böceğin çiçekler arasında yaptığı bu görünmez çalışmanın sonucudur. Son yıllarda arılarla ilgili kaygı verici haberlerin artması, tozlaşmanın ne kadar hayati ve ne kadar kırılgan olduğunu gündeme taşıdı.

Tozlaşma neden bu kadar önemli?

BiyoçeşitlilikBir bölgedeki ya da Dünya'daki yaşamın genler, türler ve ekosistemler düzeyindeki çeşitliliği. ve ekosistem hizmetleri alanındaki hükümetlerarası bilim platformu IPBES, 2016'da tozlayıcılar ve tozlaşma üzerine ilk küresel değerlendirmesini yayımladı. Raporun öne çıkan sonuçlarına göre dünyanın önde gelen gıda bitkisi türlerinin dörtte üçünden fazlası bir ölçüde böceklerin ve diğer hayvanların tozlaştırmasından yararlanıyor. Yabani çiçekli bitkilerin ise yaklaşık yüzde 90'ı hayvan tozlaşmasına ihtiyaç duyuyor.

Raporda tozlayıcıların doğrudan etkilediği küresel ürünlerin yıllık değeri 235 ile 577 milyar ABD doları arasında hesaplandı. Tozlayıcılara bağımlı tarımsal üretim son 50 yılda yüzde 300 arttı. Yani dünya, tozlayıcılara her zamankinden daha bağımlı hâle geliyor. Aynı rapor, dünyada 20 binden fazla yabani arı türü bulunduğunu ve tozlaşmaya kelebeklerin, sineklerin, güvelerin, eşek arılarının, böceklerin, kuşların ve yarasaların da katkıda bulunduğunu hatırlatıyor.

Tozlayıcılar neden azalıyor?

IPBES raporu, omurgalı tozlayıcı türlerinin yüzde 16,5'inin küresel ölçekte yok olma tehdidi altında olduğunu (adalarda bu oran yüzde 30'a çıkıyor) bildiriyor. Böcek tozlayıcılar için küresel bir değerlendirme yapılamasa da bölgesel ve ulusal değerlendirmeler, özellikle arı ve kelebeklerde, incelenen türlerin çoğu zaman yüzde 40'tan fazlasının yerel olarak tehdit altında olduğunu gösteriyor. Raporun vurguladığı en önemli nokta, tek bir suçlu olmaması:

  • Arazi kullanımındaki değişim: Çayırların, çalılıkların ve tarla kenarlarındaki yabani bitki şeritlerinin yok olması, arıların hem besin hem yuva alanlarını azaltıyor.
  • Yoğun tarım: Geniş alanlarda tek bir ürünün ekilmesi, tozlayıcılara yılın yalnızca kısa bir döneminde besin sunuyor.
  • Tarım ilaçları: Böcek ilaçları, özellikle neonikotinoidler, tozlayıcıları doğrudan ya da öldürücü olmayan dozlarda davranışlarını bozarak etkileyebiliyor.
  • Hastalık ve zararlılar: Bal arılarında Varroa akarı ve taşıdığı virüsler koloni kayıplarının başlıca nedenleri arasında; hastalıklar yabani arılara da bulaşabiliyor.
  • İklim değişikliği: Çiçeklenme zamanının kayması, arıların etkin olduğu dönemle bitkilerin çiçek açtığı dönem arasında uyumsuzluk yaratabiliyor.

Neonikotinoid tartışması

Neonikotinoidler, bitkinin içine işleyerek tüm dokularına yayılan sistemik böcek ilaçlarıdır; bu yüzden bitkinin polenine ve nektarına da geçebilirler. Avrupa Komisyonu'nun açıklamasına göre Avrupa Birliği, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi'nin (EFSA) risk değerlendirmelerine dayanarak klotianidin, imidakloprid ve tiyametoksam adlı üç neonikotinoidin kullanımını 2013'te arıları çeken ürünlerde ciddi biçimde kısıtladı. EFSA'nın Şubat 2018'deki yeniden değerlendirmesinin ardından, bu üç maddenin bütün açık alan kullanımları Mayıs 2018'de yasaklandı; yalnızca kalıcı seralarda kullanıma izin verildi.

Bilimsel kanıtlar ise tek yönlü değil, ama giderek netleşiyor. 2017'de Science dergisinde yayımlanan ve Birleşik Krallık, Almanya ve Macaristan'da kolza tarlalarında yürütülen büyük bir arazi çalışması, neonikotinoidlerin bal arıları ve yabani arılar üzerindeki etkisinin ülkeden ülkeye değiştiğini buldu. Bazı yerlerde olumsuz etkiler belirgindi, bazılarında görülmedi. Araştırmacılar bu farkı arıların sağlık durumu ve çevredeki alternatif besin kaynakları gibi etkenlere bağladı. Yani tarım ilaçları, diğer stres kaynaklarıyla birleştiğinde daha tehlikeli hâle geliyor.

Ne yapılabilir?

IPBES raporu, tarım alanlarında çiçekli şeritler ve çit bitkileri gibi yaşam alanlarının korunmasını, tarım ilacı kullanımının azaltılmasını ve risklerin daha iyi değerlendirilmesini, ekim nöbeti gibi çeşitliliği artıran uygulamaları ve bal arılarında hastalık yönetimini öneriyor. Bireysel ölçekte de yapılabilecek çok şey var: balkon ve bahçelerde farklı mevsimlerde çiçek açan yerel bitkiler yetiştirmek, bahçede böcek ilacından kaçınmak, çimleri sık biçmemek ve yabani arıların yuva yapabileceği küçük çıplak toprak alanları bırakmak.

Türkiye, farklı iklim kuşakları ve zengin florasıyla hem bal arısının birçok alt türüne hem de çok sayıda yabani arı türüne ev sahipliği yapıyor. Bu zenginliği korumak, hem doğal ekosistemler hem de tarımın geleceği için önemli.

Kaynakça

  1. Potts, S. G.; Imperatriz-Fonseca, V.; Ngo, H. T. vd. (2016). Safeguarding pollinators and their values to human well-being. Nature. doi:10.1038/nature20588
  2. Woodcock, B. A.; Bullock, J. M.; Shore, R. F. vd. (2017). Country-specific effects of neonicotinoid pesticides on honey bees and wild bees. Science. doi:10.1126/science.aaa1190

Sık Sorulan Sorular

Bal arıları yok mu oluyor?

Bal arısı, insanların bakımını yaptığı evcil bir tür olduğu için küresel ölçekte yok olma tehlikesinde değil; kovan sayısı dünya genelinde artmıştır. Asıl kaygı verici olan, sayıları bilinmeyen ya da izlenmeyen yabani arı türleri ve diğer tozlayıcılardaki düşüş.

Neonikotinoidler neden tartışmalı?

Bu sistemik böcek ilaçları bitkinin tüm dokularına, polen ve nektarına da geçer. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi'nin değerlendirmeleri açık alan kullanımlarının arılar için kabul edilemez risk oluşturduğu sonucuna vardı. Arazide yapılan büyük çalışmalar da etkilerin ülkeye ve koşullara göre değiştiğini, ama olumsuz etkilerin gerçek olduğunu gösterdi.

Arılara yardım etmek için ne yapabilirim?

Balkon ya da bahçede farklı mevsimlerde çiçek açan yerel bitkiler yetiştirebilir, bahçede böcek ilacı kullanmaktan kaçınabilir, yabani arıların yuvalanabileceği çıplak toprak ve kuru dal köşeleri bırakabilirsiniz. Yerel arıcılardan bal almak da yerel arıcılığı destekler.

Bu yazı için ne düşünüyorsunuz?

Kaynaklar

  1. IPBES – Tozlayıcılar, tozlaşma ve gıda üretimi değerlendirmesi (basın bülteni)
  2. Avrupa Komisyonu – Neonikotinoidler

Bilim Editörü

Uzmanlık: Teknoloji, Bilim, Uzay, Donanım, Oyunlar

Bilim ve teknoloji dünyasını 25 yıldır yakından takip ediyor ve bu alanda bilgilendirici içerikler üretiyorum.

Yazarın tüm yazıları

Yorumlar (0)

Aramayı açmak için / · kapatmak için Esc